HİLVAN'DA FIRTINA MAHSULLERİ YERLE BİR ETTİ
Cuma HÜNDÜR

KADINLARİN SEÇME VE SEÇİLME SERÜVENİ

Cuma HÜNDÜR
[email protected]

 
10 Aralık 2021 Cuma 15:36
Okunma: 621
Yorum YapYazdır
 

Sosyal medyada biz, kadınlara seçme ve seçilme hakkını İsviçre'den önce vermişiz ve kutlama paylaşımlarıyla da birbirimizi kutluyoruz, inanın hayret! ettim.

Bu ne tutarsızlıklarla yakın tarihimizden bile uzaklaşmışız..

Bu olaya el insaf denilir, ben seçim ve seçmeye toz konduramam, ama bu abartılı haberlere de el insaf derim.

Seçimde kadınlara gidin listemize oy verin emri verilmiştir denilse bu doğrudur amenna, yoksa bu olaya seçme ve seçilme hakkı verildi derseniz, büyük bir tarihi hatadır, iftiradır, buhtandır, günahtır.

Çünkü yakın döneme kadar zaten okuma yazma bilmeyen Nene ve Annelerimiz, yardım alarak imza yerine parmak iziyle eğemen gücün hazır listeleri için oy kullanırdı, bunu kim inkar edebilir.

kişilerin; kime, neye, niçin oy verdiği, kimi seçeceği iradesi zaten yoktu kimseyi de tanımıyorlardı.

Seçilme olayına gelince; el insaf! hangi kadın ben aday olacağım diye kendi iradesiyle başvurabilirdi, veya milletvekili olarak listeye konulmuştu veya Milletvekili olabilmişti.

Parti lideri istediği kişileri listeye yazar, Milletin efendisi diye kabul edilen slogana rağmen köylü, işçi, taşralı, mühafazakâr şehirli, bu milletin çoğunluğu olan kadın ve erkek zorunlu olarak sandığa giderek önceden belirlenmiş aday listesi için paşa, paşa oyunu onlar için kullanmak zorundaydı..

Tek parti döneminde milletvekilleri ne kadın, nede erkek seçilme ile değil, atamayla meclise gidiyordu. Yani seçilme diye bir olay yoktu.

Kimi isterlerse o vekil oluyordu. Hemde kesin seçiliyordu, çünkü farklı bir parti, farklı bir liste, farklı bir parti adayları zaten yoktu.

Seçme hakkı verildi, diye seviniyorsanız neyi kimleri seçiyordunuz peki?

Ben sayısalcı değilim lâkin Seçme, en az 2 seçenek varsa senin seçme hakkın vardır.

Tek parti, tek liste, tek lider, hattâ sandıkların üstü ve süslemeleri de tek partinin Simgesi veya bayrağiyla donatılarak halk bu donatılarla sandığa yönlendiriliyordu.

El insaf bu mu seçim, bu seçme?

Siz kadın veya erkek iradesi ğasp edilmiş olarak sadece oy kullanan bireydiniz.

Rejimin Bu seçim metodu alay konusu olunca, demokratik bir seçim yapıldığı izlenimini vermek amacı güdülerek farklı bir yöntem geliştirildi.

Ucube bir gelişmenin serüvenin sonucunu izlyelim ;

Rejimin istemi doğrultusunda CHP'li bir il başkanı olan merhum Menderes'e yeni bir parti kurma talimatı verilir.

Talimatla kurdurulan ve hasbelkader halka verilen bu bu yarı irade ile Demokrat parti 1950'den itibaren çok partili seçimle sandıklara yönelen kişilere ancak seçme ve seçim hakkı verildi.
Böylece kadınlara da verilen oy kullanma hakkı seçme ve seçim hakkına dönüştü.

Lâkin; seçilme haklarının kişilerin beyin devinimi ve kültürel düşüncesiyle orantılı olmadığını sanan malum sistem, batı kültürünün giysilerinin kanunla dayatarak Medeniyetler beşiği sanılan batılı ülkelerin uygarlık seviyesine ulaşacağını sanıyordu.

Bu tür değer yargılarla kişilerin beyin devinimi, kültürel sosyalleşme ve gelişimini zaten kabul görmezdi, çoğunluğu Müslüman olan bu ülkede başını örten kadının seçilme hakkı yoktu.

Sadece başı açık olan kadınlar bu haktan yararlaniyordu.

Nitekim bir keresinde başörtülü bir bayan, milletin özgür iradesiyle vekil seçilerek Meclise gönderildi.

Özgür iradenin ve beyinsel işlevlerin aksine tabu olarak kabul edilen o maddelerin kısır döngüsüyle tıkanmış hezeyanlarla "bu kadına haddini bildirin" emrine uyan malum Parti'nin vekilleri o seçilmiş kadını meclisten dışarı attılar, bu da yetmedi vatandaşlıktan çıkardılar.

-- Türkiye'deki "tüm kadınlara" tam olarak ( başı açık yada kapalı) seçme ve seçilme hakkı 80 yıl sonra 2014 yılında verildi.
Asıl "kadına seçme ve seçilme hakkı" buydu.
Evet bugün Komünist partinin adayları bile seçilmiyormu ?

Hani başörtülü kadınlar kendi devletine rejimine düşmanlık edeceklerdi. Şimdiye kadar kaç örtülü vekil Cumhuriyet in temel prensipleriyle çelişti suç işledi.

Sistemin aksaklıkları yok mu?

Doğal olarak vardır, ben de bazı uygulamaları eleştiriyorum, ama lütfen eğri oturun lakin, lütfedip gerçekleri araştırın yazın.

Asıl olay başörtüsü değildi, başörtünün Milletimizce mükedesata simge olarak kabul gördüğü düşüncesiyle bu simgeyi taşiyanları meclisin ve devletin dışında bıramaktı...

Yani; "Sezarın hakkını sezara" verelim..
Amac başörtü değildi.

 
10 Aralık 2021 Cuma 15:36
Okunma: 621
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Trabzonspor
10
7
3
0
24
2
Hatayspor
10
6
2
2
20
3
Alanyaspor
10
6
2
2
20
4
Fenerbahçe
10
6
1
3
19
5
Karagümrük
10
5
3
2
18
6
Beşiktaş
9
5
2
2
17
7
Konyaspor
10
4
5
1
17
8
Galatasaray
9
5
2
2
17
9
Altay
10
5
0
5
15
10
Adana Demirspor
10
3
4
3
13
11
Başakşehir
10
4
0
6
12
12
Gaziantep Fk
10
3
3
4
12
13
Ö. K. Y. Malatya
10
4
0
6
12
14
Sivasspor
10
2
5
3
11
15
Kayserispor
10
3
2
5
11
16
Giresunspor
10
2
3
5
9
17
Antalyaspor
10
2
3
5
9
18
Göztepe
10
2
2
6
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OYUNUZU KİME VERİRİSİNİZ?
ADAYA
PARTİYE
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:19
  • İkindi15:11
  • Akşam17:31
  • Yatsı18:57
 
Tarihte Bugün
16 - Mayıs 1993 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği resmen kuruldu.
1717 - Voltaire adıyla bilinen yazar François-Marie Arouet, din ve krallık karşıtı yazılarından ötürü Bastille Hapishanesi'ne gönderildi.
1836 - Şair, yazar Edgar Allan Poe, 13 yaşındaki kuzeni Virginia ile evlendi.
1888 - Gramofonun mucidi Emile Berliner, Philadelphia'da geliştirdiği bu aletin tanıtımını yaptı.
1919 - Mustafa Kemal Paşa Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere İstanbul'dan Samsun'a doğru yola çıktı.
1929 - Akademi Ödülleri ilk kez olarak Hollywood, Kaliforniya'da verilmeye başlandı.
1943 - Varşova gettosundaki Yahudi topluluğunun Nazi işgaline karşı direnişi kırıldı. Hayatta kalanlar Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başladı.
1952 - Birleşik Krallık'ta kadınlara eşit ücret yasalaştı.
1957 - IBM'in, yeni geliştirdiği bilgisayarın ağırlığı 21 tondu.
1960 - Millî Eğitim Bakanlığı, 19 Mayıs gösterilerini yasakladığını açıkladı.
1960 - Sovyet lider Nikita Khrushchev, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği toprakları üzerinde uçurulan Amerikan U-2 casus uçakları için, ABD başkanı Dwight D. Eisenhower'dan özür dilemesini istedi.
1961 - Tiyatro sanatçısı Cüneyt Gökçer, Kral Lear'ı oynamak üzere Moskova'ya gitti.
1969 - Sovyet uzay aracı Venera 5, Venüs gezegenine iniş yaptı.
1974 - Josip Broz Tito, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti başkanlığına yeniden seçildi. Bu defa ömür boyu devlet başkanı olarak seçilmiştir.
1975 - Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) Genel Müdürü İsmail Cem, milli güvenliğe aykırı tutumu gerekçe gösterilerek görevden alındı.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma ünvanını kazandı.
1984 - Yayımcı İlhan Erdost'un Mamak Cezaevi'nde dövülerek öldürülmesinden hükümlü astsubay Şükrü Bağ'ın 10 yıl 8 aylık mahkumiyet kararı kesinleşti.
1988 - ABD Federal sağlık yetkilisi, nikotinin bağımlılık yapıcı özelliklerinin eroin ve kokaininkine çok benzediğini bildirdi.
1992 - Tarihi Galata Köprüsü, köprü altındaki bir lokantada çıkan yangın sonucunda çökerek kullanılamaz hale geldi. Köprü 1875'te İngilizler tarafından 105 bin altın karşılığı yapılmıştı.
1993 - DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel, 244 oyla Türkiye'nin dokuzuncu Cumhurbaşkanı oldu.
1996 - DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, örtülü ödenekle ilgili açıklamada bulunamayacağını, devlet sırrı olduğunu söyledi.
2000 - Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresinin bitmesi, Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı görevine başlaması.
2010 - Bursaspor tarihindeki ilk lig şampiyonuluğunu kazandı.
2010 - İran ile Batılı ülkeler arasında uranyum takasını öngören, Türkiye, Brezilya ve İran'ın ortak formülü üzerinde mutabakat 18 saatlik görüşmeler sonunda sağlandı. Mutabakatın sağlanması sonucu başbakan Erdoğan Tahran'a gitti.
2010 - Son konserini 11 Mayıs 2010'da, Londra'da veren, Dünyaca ünlü heavy metal vokalisti, Ronnie James Dio, mide kanserinden dolayı hayatını kaybetti.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık