SEÇİMİN GALİBİ İMAM BAKIR ALKAN
ZİYA GÜNDÜZ

KUR’ÂN HAYATTIR İNSANLIĞI YAŞATIR!

ZİYA GÜNDÜZ
[email protected]

 
24 Mart 2021 Çarşamba 11:05
Okunma: 3445
Yorum YapYazdır
 

Hz. Peygamber döneminden bugüne kadar Kur’ân ve insanoğlu arasında devamlı bir bağ irtibat olmuştur. Kur’ân’ın vesilesiyle insanoğlu Allah ile muhatap olmuştur. Allah, insanı kendisine muhatap kılmıştır. İnsanın direk Allah ile muhatap olması büyük bir şereftir.

İnsanoğlunun hayatını nasıl düzene koyacağını; iyi bir insan nasıl olunur, iyi bir toplum nasıl oluşur, kadın ve erkek arasındaki ilişkinin nasıl olacağını, siyaset konusu, eğitim konusu, devlet düzeni, toplum düzeni, aile düzeni gibi birçok konu Kur’ân’ın ana konuları arasında yer almaktadır.

Bu durumda insanların Kur’ân ile canlı bir irtibatı olması gerekiyor. Kur’ân’ın muhatabı bütün insanlardır. Kur’ân’ı sadece alimler, bilginler, filozoflar değil herkes anlar. Çözüm yollarını batıdan veya başka yerlerden aramaya gerek. Eğer insanlar Kur’ân’a kulak verirlerse toplum düzeni çok daha iyi noktaya gelecektir.

Bu konuda bazı örnekleri Kur’ân ışığında dile getirmek istiyorum.

Bakın siyaset dilinin nasıl olacağını Kur’ân’ın şu ayetinde görmek mümkündür.

Ayet meali şöyledir:

“İkiniz birlikte doğruca Firavun'a gidin; çünkü o gerçekten her türlü ölçüyü aşmış bulunuyor. Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar yahut [böylece, en azından kendisine] gözdağı verilmiş olur.” ( Taha, 43-44)

Muhammed Esed, “Kur’ân Mesajı” isimli tefsirinde bu ayete şöyle bir yorum getiriyor:

“Kur'ânî anlatım değişmeyen bir gerçeği ya da gerçekleri ortaya çıkarmak yahut insan davranışlarıyla ilgili evrensel bir ilkeye açıklık kazandırmak amacını taşıdığına göre, açıktır ki, Allah'ın Hz. Musa'ya belirli bir günahkâr için yönelttiği ‘onunla yumuşak, ılımlı bir tarzda konuş ki, aklını başına toplamak için fırsatı olsun’ emri bütün çağlar için ve ihtidâya vesile olabilecek bütün tebliğ çabaları için geçerlidir.”(Kur’ân Mesajı, İşaret Yay. Shf: 522)

Bu ayetten hareketle dünya ve Türkiye siyasetine yeni bir dilin çabası içerisinde olmak gerekiyor. Türkiye örneğinde görülebileceği üzere, Türkiye siyaseti şiddet dili üzerinden yapılmaktadır. Muhatapların birbirilerini anlama gibi bir dertleri yok maalesef. Muhammed Esed’in dediği gibi bütün çalışmalarda bu dilin kullanması huzuru ve mutluluğu beraberinde getirecektir.

Yine buna benzer başka bir ayet-i kerimede Allah, şöyle buyurmaktadır:

“(Mademki) İyilik ile kötülük bir değil, sen [kötülüğü] daha güzel olan ile sav; bak, o zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse, [eski bir] dostun, gerçek bir arkadaşınmış gibi davranır!” (Fussilet, 34)

Bakın iyilikle kötülük asla bir olmaz. Burada bir yol, yöntemden, bir tavsiyeden söz ediliyor.

Öncelikle bütün insanlık için, Türkiye genelinde yeni bir siyaset dili için bu uyarılar veya tavsiyeler dikkate alınmalıdır.

Kadın ve erkek ilişkisinde öncelikle ne kadın erkekten, nede erkek kadından üstündür. Allah üstünlüğü herkesin bildiği gibi takvaya bağlamıştır. Erkek ve kadını karşı karşıya getirmek cahillikten başka bir şey değildir. Dünya var oldukça; erkek kadına, kadında erkeğe muhtaçtır. İkisi birbiri için yaratılmıştır.

Kur’ân erkek ve kadın ilişkisini şu ayet-i kerime ile açıklığa kavuşturuyor:

“Erkek ve kadın müminlere gelince, onlar birbirlerinin yakınlarıdırlar: [hep] iyi ve doğru olanın yapılmasını özendirir, kötü ve zararlı olanın yapılmasına engel olurlar; ve onlar namazlarında kararlı ve devamlıdırlar, arındırıcı yükümlülüklerini yerine getirir, Allah'a ve O'nun Elçisi'ne yürekten bağlılık gösterirler.” ( Tevbe, 71)

Erkekler ve kadınlar hayatın bütün alanlarında birlikte iyi çalışmaların içerisinde yer almak mümkündür. Bu anlamda “İstanbul Sözleşmesi”ne gerek yok. Türkiye toplumu için Kur’ân’dan hareketle daha iyi sözleşmeler yapılabilinir. Uzmanlara bu konuda çok büyük iş düşmektedir. Kur’an’da herkes için hayat vardır.

Kur’ân insanların hepsine hayat verir. Çünkü Kur’ân hayat rehberidir. Hayatın ana kaynağıdır.

Elbette ki bunun mutlak bir şartı vardır. Oda şudur: “Kur’ân, düşünüp öğüt alanlar için bir rehberdir.”

Vesselam…

 
24 Mart 2021 Çarşamba 11:05
Okunma: 3445
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Trabzonspor
10
7
3
0
24
2
Hatayspor
10
6
2
2
20
3
Alanyaspor
10
6
2
2
20
4
Fenerbahçe
10
6
1
3
19
5
Karagümrük
10
5
3
2
18
6
Beşiktaş
9
5
2
2
17
7
Konyaspor
10
4
5
1
17
8
Galatasaray
9
5
2
2
17
9
Altay
10
5
0
5
15
10
Adana Demirspor
10
3
4
3
13
11
Başakşehir
10
4
0
6
12
12
Gaziantep Fk
10
3
3
4
12
13
Ö. K. Y. Malatya
10
4
0
6
12
14
Sivasspor
10
2
5
3
11
15
Kayserispor
10
3
2
5
11
16
Giresunspor
10
2
3
5
9
17
Antalyaspor
10
2
3
5
9
18
Göztepe
10
2
2
6
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OYUNUZU KİME VERİRİSİNİZ?
ADAYA
PARTİYE
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:19
  • İkindi15:11
  • Akşam17:31
  • Yatsı18:57
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık