Ahmet Düşme Ha!

HALİL ANUK

HALİL ANUKMahallede çocuklar koştururken büyükler hep aynı cümleyi söylerdi:

“Ahmet düşme ha!”

Çünkü bilirlerdi…
Düşmek bir an meselesidir ama kalkmak bazen yıllar sürer.

Bugün Orta Doğu’da yaşananlara bakınca o eski mahalle sözü aklıma geliyor.

ABD, İsrail ve İran hattında büyüyen gerilim sadece birkaç ülkenin meselesi değil. Bölgeyi içine çekebilecek büyük bir hesaplaşmanın ayak sesleri gibi duruyor.

Ve bu tabloyu yıllar önce açıkça dile getiren bir isim vardı:
Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan.

Erbakan Hoca yıllar önce yaptığı konuşmalarda şu uyarıyı yapmıştı:

“İran’la uğraşacaklar. Ama bilin ki arkadan hedef Türkiye’dir.”

Bugün bölgede yaşanan gelişmelere bakınca bu söz bir kehanet değil, adeta stratejik bir tespit gibi duruyor.

Çünkü büyük güçlerin yöntemleri bellidir.

Önce bölgeyi karıştırırlar.
Sonra komşuları zayıflatırlar.
En sonunda asıl hedefe yönelirler.

Afganistan, Irak, Suriye…

Ortadoğu’nun haritası yıllardır bu şekilde yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor.

İşte bu yüzden Türkiye’nin en büyük tehlikesi savaşın kendisi değil, savaşın içine çekilme tuzağıdır.

Provokasyonlar…
Psikolojik operasyonlar…
Sınır gerilimleri…

Hepsi aynı oyunun parçaları olabilir.

Tam da bu noktada Türkiye’nin son yıllarda sergilediği bir duruş hatırlanmalı.

Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında dikkat çekici bir politika izledi.

Bir yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savundu,
diğer yandan Rusya ile diyalog kapısını kapatmadı.

Ne Batı’nın körüklediği savaş siyasetinin parçası oldu,
ne de bölgesel gerilimin tarafı haline geldi.

Tam tersine Türkiye, tarafları bir araya getiren arabulucu bir ülke rolü üstlendi.

İşte devlet aklı tam da budur.

Çünkü bu coğrafyada ateşe odun taşımak kolaydır.
Ama yangını söndürmek akıl ister.

Bugün de yapılması gereken aynıdır.

Soğukkanlılık…
Strateji…
Ve milli çıkarları merkeze alan bir politika.

Rahmetli Erbakan’ın uyarısı kulaklarımızda çınlıyor:

“İran’dan sonra hedef Türkiye’dir.”

O yüzden herkes dikkatli olmalı.
Herkes oyunun büyüklüğünü görmeli.

Çünkü mesele sadece bir savaş değil.

Mesele, bütün bölgenin kaderini değiştirecek büyük bir satrançtır.

Ve biz o satrançta piyon olmamak zorundayız.

O yüzden bir kez daha söyleyelim:

Ahmet düşme ha…

Çünkü düşersen sadece sen değil,
koskoca bir ülke yaralanır.



12 Mart 2026 Per�embe 10:21

http://www.urfa63haber.com/yazar/ahmet-dusme-ha-1081.html