AKÇAKALE SINIR KAPISI AÇILIYOR
Hatice URAL IZGÖRDÜ

SAHİ NE OLDU BİZE BÖYLE

Hatice URAL IZGÖRDÜ
[email protected]

 
28 Ekim 2017 Cumartesi 12:20
Okunma: 1197
Yorum YapYazdır
 

Düşünüyorum da ne güzeldik biz eskiden yürekler iç içeyken herkes iç içe birlik beraberlik içinde komşusunun derdiyle üzülür mutluluğuna da sevinirdi Evlerde birbirine bitişik damlar yan yana yani istesen mahallenin bi ucundan öbür ucuna gidilirdi. Akşam üstleri damlar sulanır süpürülür yataklar dama taşınır aynı saatlerde komşuların çoğu damlarda kısaca sohbet edilirdi. Gün içinde yapılanlar anlatılır, yarın ki yemek tüyoları alınırdı.

Dama serilen kilimlerin üzerine sofralar serilir evin büyükleri baş tarafta yerini alırdı. Ya çocuklara ne demeli sokaktan zorla alınır eli yüzü yıkanır daha yemek ağzındayken boynu bükülür yer tahtası yataklara uzatılır mutlu uyurlardı.

Şimdiki gibi üzerine bombalar yağdırılarak korkudan uyumazlardı. Acıyı, mutluluğu paylaşırken bile çok zariftik biz ,mahallede biri ölse herkes evini açar taziye için kimin evi müsaitse büyükse orda yapılırdı. Bir kaç kişi yemeklerden sorumlu olur köyün veya mahallenin büyükleri en az 3 gün orda kalır hane halkına teselli verir, gelen misafirlere yer gösterir hoş geldin yapar sahiplenirdi acısını.

Ya komşular ölü sahibinden utanırdı. Günlerce çamaşır yıkamaz, televizyon açmaz, hamama düğüne pikniğe gitmez , makyaj yapmaz ve renkli yeni gezmelik kıyafet giymezlerdi. Hatta taziye sahibi aynı kıyafeti gece yıkar kurutur yine giyer ölüsünün 40'ı çıkana kadar değişmezdi.. Bizim evi hatırlıyorum da damı yoktu.

Çardak lı 2 odadan oluşan önünde balkon gibi bir yer vardı. Çok büyük değildi Urfa da hayat denirdi ki gerçekten hayat vardı. Avlusunda tahtlarda yatardık. Babam memurdu bu yüzden akşam yemeklerimiz hep aynı saatlerde olurdu. Yemekten kalkar kalkmaz dedemle ninem bize gelirlerdi. Yemekten sonraki çayla beraber babamın kitap okuması başlardı arkası yarın gibi. Bu sürekli böyleydi.

Hemen hemen her gece ne kadar sürer görmez çok geçmeden uyurdum. Sadece okuma adına tek hatırladığım Battalgazi kitabında çok az olan atlılar savaşmak için gelirken dallardan atlarına kanatlar gibi bağladıkları tozu dumana katarak gelirken düşmanın korkup kaçtığıydı. Ayrıca teyzemler de bize yakın otururlardı ama dedemler bizi hep tercih ederlerdi. Babam küçük bir bahçe yapmış avlunun köşesine ve o zamanlar görülmemiş değişik açan çiçeklerden donatmıştı.

Gelin tacı, saat çiçeği ve Japon gülü vardı. Küçük ve özenerek yapılan bahçenin kenarına renkli floresan yani şimdiki Led ışıklar gibi ışıklandırmıştı. İçine de bana büyük bir salıncak yapmıştı. Evin etrafını nezih bir kafeteryayı andırır şekilde ışıklandırmıştı. Öyle evimize herkes istediği saatte gelemezdi. Babam disiplinli seviyeli olduğu için mahalleli çekinirdi ama resmi bir işleri olduğunda babama sorarlardı mutlaka. Ayrıca bana da sokakta oynamak yasaktı. Hatta arkadaşım Keziban’a imreniyordum.

Babasının kamyonu vardı işe gittiğinde bir kaç gün eve gelmezdi. Keşke benimde babam şoför olsa derdim . Ne güzel sokakta oynardım diye çokta içimden geçirmedim değil . Keziban’ in babası her hafta sonu kamyonunu mahallenin meydanına getirir herkes eşyasını alır kamyona binerdi pikniğe gidilirdi. Menfaatsiz, çıkarsız sevgiyi yürekten verirken arkadaşımın babasının kocamandı yüreği.

Yardımlaşmanın ne demek olduğunun bilincini arar olduk. Bugün bile halen Urfa da kalan komşularımızla görüşüyor hasretle kucaklaşıyoruz. Gördüğümüzde günümüzdeki deyimiyle sanki doğal katkısız organik gibi ve geçmişimle beraber beni anamı babamı biliyor kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar.

Sonuç olarak Bir lokma ekmeği bölüşürken, komşularımızın yanından selamsız sabahsız geçmezken, Sevmek ve sevilmek ayaklar altına alınmamışken Ne Güzeldik biz eskiden, ama çok eskiden...! Şimdiye bakıyorum biz niye böyle olduk diye düşünmeden edemiyorum. Artık kimse kimseyi sormuyor, samimi değil, neme lazımcılık ,aman benim derdim başımdan aşmış birde onumu düşünemem vs. Çok tasvip etmesem de biz eskiden daha güzeldik çünkü Urfa’nın usulü buydu. Sahi ne oldu bize böyle ?.....  

 
28 Ekim 2017 Cumartesi 12:20
Okunma: 1197
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OY VERME KRİTERİNİZ NE OLUR
ADAY ÖNEMLİ
PARTİ TERCİHİM ÖNEMLİ
FİKRİM YOK
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Tak�mlar
O
G
B
M
P
1
Fenerbahçe
7
7
0
0
21
2
Galatasaray
7
6
1
0
19
3
Yukatel Adana Demirspor
8
5
2
1
17
4
Beşiktaş
7
4
1
2
13
5
Trabzonspor
8
4
0
4
12
6
Kasımpaşa
7
3
3
1
12
7
Atakaş Hatayspor
7
2
5
0
11
8
Çaykur Rizespor
7
3
2
2
11
9
MONDİHOME KAYSERİSPOR
7
2
4
1
10
10
Corendon Alanyaspor
8
2
4
2
10
11
BITEXEN ANTALYASPOR
7
2
3
2
9
12
Tümosan Konyaspor
7
2
3
2
9
13
EMS YAPI SİVASSPOR
7
1
4
2
7
14
MKE Ankaragücü
7
1
3
3
6
15
VavaCars Fatih Karagümrük
8
1
3
4
6
16
Gaziantep FK
7
2
0
5
6
17
SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.
7
0
4
3
4
18
Rams Başakşehir
7
1
1
5
4
 
�ampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
S�per Loto
31.10.2019 Tarihli �ekili� Sonucu062224283446
 
 
�ans Topu
30.10.2019 Tarihli �ekili� Sonucu011030323403
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli �ekili� Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Namaz Vakitleri
 
  • �msak05:09
  • G�ne�06:47
  • ��len12:19
  • �kindi15:11
  • Ak�am17:31
  • Yats�18:57
 
Tarihte Bug�n
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Say�sal Loto
02.11.2019 Tarihli �ekili� Sonucu062931324445
 
Ar�iv
 
 
Kurumsal

��erik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık