ŞANLIURFA TURKOVAC AŞI MERKEZİNDE İLK AŞI UYGULAMASI YAPILDI

Ana Sayfa » Genel » Cumhurbaşkanı,  Kılıçdaroğlu'na 500 bin TL'lik tazminat davası açtı

Cumhurbaşkanı,  Kılıçdaroğlu'na 500 bin TL'lik tazminat davası açtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK tarafından katledilen şehitlerimizle ilgili "13 şehidin sorumlusu Erdoğan'dır" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 500 bin TL'lik tazminat davası açtı.

 
18 Şubat 2021 Perşembe 16:13
Okunma: 2052
Yorum YapYazdır
 
Cumhurbaşkanı,  Kılıçdaroğlu'na 500 bin TL'lik tazminat davası açtı
Terör örgütü PKK tarafından alıkonulan ve Gara'da bir mağarada katledilen 13 vatandaşımızla ilgili CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "13 şehidin sorumlusu Erdoğan'dır" ifadelerini kullanmıştı. "SEN NASIL BİR YÜZSÜZSÜN?"

Dün partisinin il kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Kılıçdaroğlu'nun ifadelerine çok sert tepki göstermiş, "Bay Kemal sen o Diyarbakır annelerinin feryadını duydun mu? Sen nasıl bir yüzsüzsün ya? Sen de nasıl bir yüz var ya? Utanıp sıkılmadan Gara katliamındaki şehitlerin sorumlusu Cumhurbaşkanıdır diyorsun. Bunların sorumlusu Cumhurbaşkanıdır nasıl diyorsun ya! Terbiyesiz herif. Sana İçişleri Bakanımı, Savunma Bakanımı gönderiyorum. Sen bunlara layık değilsin. Utanmadan sıkılmadan Cumhurbaşkanına fatura kesmeye kalkıyorsun. Bu teröristlere o inleri mezar edeceğiz, mezar. İttifak ortaklarını incitmemek için bölücü terör örgütünü kınayamayanlar bize insanlıktan bahsedemez. Bay Kemal, şu teröristlere bir gün terörist de be." demişti.

Bu gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na TBMM Grup Toplantısı'ndaki ifadeleri nedeniyle 500 bin TL'lik tazminat davası açtı.

Erdoğan'ın avukatı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Kılıçdaroğlu'nun 16.02.2021 tarihinde TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmasının bütünü için ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızı "13 şehidimizin sorumlusu" olmakla itham eden ifadeleri için Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde 500.000,00-TL değerinde manevi tazminat davası açılmıştır.

Dava dilekçemizde öncelikle şu görüşlere yer verilmiştir:

Davalının "Gara'daki 13 şehidimizden sorumlusu Sayın Cumhurbaşkanımızdır ifadesi", cinayetlerin faili PKK terör örgütünü aklamaya ve aynı zamanda terör örgütünün işlediği suçların sorumluluğunu, Sayın Cumhurbaşkanımıza atfederek Sayın Cumhurbaşkanımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik bir çabadır. Öncelikle şu hususu ifade etmek gerekir ki Sayın Cumhurbaşkanımız, Devletimizin bütün kurumlarıyla birlikte yürüttüğü etkin ve samimi çabalara rağmen alıkonulan vatandaşlarımızın kurtarılamamasından ve bu şekilde vahşice katledilmesinden dolayı derin bir üzüntü duymuştur.

Ve yine önemle ifade etmek gerekir ki uzun bir süre önce vatandaşlarımızı zorbalıkla alıkoyan, yıllardır mağaralarda insanlık dışı koşullarda rehin tutan ve rehinelerin kurtarılmasına yönelik operasyonun ilk saatlerinde, silahsız ve savunmasız masum vatandaşlarımızı infaz eden örgüt, PKK terör örgütüdür.

Davalı grup toplantısında yaklaşık bir saat süren konuşmasının hiçbir yerinde PKK terör örgütüne ve yaptığı eylemlere dair en ufak bir eleştiride dahi bulunmamıştır. Konuşma bir bütün olarak değerlendirildiğinde PKK'yı aklamaya yönelik çabalar da açık bir şekilde görülmektedir. Esasında davalının rehinelerin kurtarılmasına yönelik PKK'ya müzahir örgütleri muhatap göstermesi, açıkça ifade edilmese de rehinelerin kurtarılmasına yönelik operasyonun yanlışlığına, bu tarz bir operasyon nedeniyle rehinelerin öldüğüne yönelik bir düşünceyi de ortaya koymaktadır.

Yaklaşık 40 yıllık mücadele süresince, hiçbir ana muhalefet partisi lideri, terör örgütlerinin işlediği cinayetler nedeniyle, terör örgütünü adını anmadan ve terör örgütüne hiçbir eleştiri getirmeden, terörle mücadele eden hükümeti ve yetkililerini, terör örgütünün cinayetleri nedeniyle suçlamamış ve sorumlu tutmamıştır. Davalının savrulduğu yer, esasında hiçbir demokratik hukuk devletinde mazur görülemeyecek, terör örgütünün siyasi unsurlarıyla yaptığı iş birliğinin dramatik bir sonucudur.

Davalının, Sayın Cumhurbaşkanımızın kişiliğini hedef alan açıklamaları da bu iş birliğinin sonucudur. Davalı, siyasi iş birliği içinde olduğu HDP' ye, terör örgütünün işlediği cinayetler nedeniyle yönelen dikkati, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alarak dağıtmaya ve HDP'yi siyaseten rahatlamaya çalışmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız, terör örgütü tarafından alıkonulan vatandaşlarımızın sağ-salim kurtarılması için yıllardır değişik kanallarla ve değişik yöntemlerle mücadele sürdürmektedir. Ancak bu girişimlerden bu ana kadar bir netice alınamamıştır. Son olarak alıkonulan vatandaşlarımızın da kurtarılması amacını da içerek sınır ötesi zorlu ve emsalsiz bir operasyonla, vatandaşlarımız kurtarılmaya çalışılmış, ancak operasyonun ilk saatlerinde PKK'nin vatandaşlarımızı infaz etmesi nedeniyle, alıkonulan vatandaşlarımız kurtarılamamıştır.

Operasyona büyük bir titizlikle hazırlanmış, bütün olasılıklar düşünülerek her türlü tedbir siyaseten ve askeri olarak alınmıştır. Ancak her akıl ve vicdan sahibinin takdir edeceği gibi sınırın kilometrelerce ötesinde ve dünyanın en sarp coğrafyalarının birinde rehine kurtarma operasyonu, bazı riskleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bütün tedbirlere rağmen istenmeyen sonuçların gerçekleşmesi her zaman ihtimal dahilindedir. Gösterilen insan üstü çabalara rağmen, istenmeyen sonuçların gerçekleşmesi halinde de alıkonulan vatandaşları katleden teröristlere tek bir eleştiride bulunmadan, alıkonulan vatandaşlarımızı kurtarmaya yönelik insanüstü çabaları gösterenleri suçlamak ne akılla ve ne de vicdanla telafi kabil değildir.

Davalının, operasyonun davulla zurnayla yapıldığı iddiası da tamamen gerçek dışıdır. Operasyona yönelik bütün hazırlıklar ve operasyon büyük bir gizlilik içinde yapılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklamasını operasyona yorumlaması tamamen davalının zannından ibarettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın müjdeyle neyi kastettiğini açıklamıştır.

Bütün bu olgusal temeller ışığında, davalının 13 vatandaşımızın şehadetinden Sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutması temelsiz ve dayanaksız bir değerlendirmedir. Ayrıca PKK terör örgütünün işlediği vahşetten, Sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutulması, PKK dahil bütün terör örgütleri ile tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar mücadele eden ve önemli neticeler alan Sayın Cumhurbaşkanımızın onur, şeref ve saygınlığına ağır bir saldırıdır.

Terör eylemlerinden, dayanaksız ve mesnetsiz bir şekilde terörle etkin bir şekilde mücadele kişileri sorumlu tutmak, olgusal temeli olmayan bir isnat ve yakıştırmadır. Aynı zamanda hukuken mazur görülemeyecek nitelikte kişilik haklarına ağır bir saldırıdır." haberler.com

İlgili Haberler
 
18 Şubat 2021 Perşembe 16:13
Okunma: 2052
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Fenerbahçe
8
6
1
1
19
2
Trabzonspor
8
5
3
0
18
3
Beşiktaş
9
5
2
2
17
4
Hatayspor
8
5
1
2
16
5
Altay
8
5
0
3
15
6
Konyaspor
8
3
5
0
14
7
Karagümrük
8
4
2
2
14
8
Galatasaray
8
4
2
2
14
9
Alanyaspor
8
4
2
2
14
10
Adana Demirspor
8
3
3
2
12
11
Kayserispor
8
3
2
3
11
12
Gaziantep Fk
8
3
2
3
11
13
Sivasspor
8
2
3
3
9
14
Başakşehir
9
3
0
6
9
15
Antalyaspor
8
2
2
4
8
16
Giresunspor
9
2
2
5
8
17
Kasımpaşa
8
1
3
4
6
18
Ö. K. Y. Malatya
8
2
0
6
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OYUNUZU KİME VERİRİSİNİZ?
ADAYA
PARTİYE
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:19
  • İkindi15:11
  • Akşam17:31
  • Yatsı18:57
 
Tarihte Bugün
1793 - Fransa kraliçesi Marie Antoinette giyotinle idam edildi.
1924 - Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.
1940 - Varşova gettosu Nazi SS birlikleri tarafından kuruldu.
1951 - Pakistan başbakanı Ali Han öldürüldü.
1964 - Çin, ilk atom bombasını patlatarak dünyanın 4. nükleer gücü oldu.
1966 - CHP genel başkanı İsmet İnönü, cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e yazdığı mektubu kamuoyuna açıkladı. İnönü, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamlarının durdurulmasını istedi.
1970 - Enver Sedat, Mısır devlet başkanı oldu.
1978 - Polonyalı kardinal Karol Wojtla, II. Jean Paul olarak Papa seçildi.
1981 - Isparta cezaevinden izinli çıkan Yılmaz Güney'in yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı.
1984 - 3 bin imzalı Gökova'da Santrale Hayır dilekçesi cumhurbaşkanı Kenan Evren'e iletildi.
1990 - Sovyetler Birliği cumhurbaşkanı Gorbaçov, serbest piyasa ekonomisine geçileceğini açıkladı.
1992 - Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde sınır ötesi harekat başlattı.
1994 - Türk asıllı Alman vatandaşları Leyla Onur ile Cem Özdemir, Almanya parlamentosuna milletvekili seçildi.
2002 - Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin, 7 yıllık yeni görev süresi için düzenlenen halk oylamasında oyların tamamını aldı.
2002 - ABD başkanı George Bush, ABD kongresinin onayladığı, Irak'a savaş açma yetkisi veren kararı imzaladı.
2007 - MacGyver adlı Amerikan dizisinin 7 sezonluk bütün bölümlerini içeren DVD'si çıktı.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık